Topla buluştuğu anda yaratıcı zekası ve elit seviyedeki tekniği parlıyor, ancak bu parıltı, fiziksel ve zihinsel kısıtlarının soğuk duvarına çarptığı an sönüyor. Dengesi ve zıplaması felaket seviyede, bu da o çalım ve hızlanma patlamalarını ikili mücadelelerde işe yaramaz kılıyor oyunun temas anında rakibe yaslanma veya havadan gelecek bir topu karşılama lüksü yok. Bu fiziksel çürüklük, topsuz alan koşularına çıkma arzusuyla birleştiğinde, yaptığı işin sonuçsuz bir enerji sarfiyatına dönüşmesine neden oluyor.
Pres anlayışı tamamen yüzeysel. Çalışkanlığı ve kondisyonuyla sürekli bir hareket varmış izlenimi verse de, sıfıra yakın agresifliği ve berbat cesareti yüzünden savunma direnci kısır ve tırtıklı kalıyor, kimsenin ayağını sıkıntıya sokmuyor. Soğukkanlılık ve konsantrasyon seviyesinin vasatın altında oluşu ise işin diğer felaketi yüksek yaratıcılığıyla görüp dikine attığı bir pasta ya da uzaktan çektiği etkili bir şutta belirli bir seviye tuttururken, ceza sahası içinde net bir fırsatı değerlendirme anında vücudu ve zihni adeta kilitleniyor.
Dar alanda çabukluğu ve top hakimiyetiyle boşluk yaratabilen, sonrasında iyi bir orta veya nefis bir plaseyle işi bitirebilecekmiş gibi görünüyor. bu anlık kalite kırıntıları oyuna tutarlı bir tehdit olarak yansımıyor liderlik vasfının sıradanlığı ve bitiricilikteki kararsızlığı, onu uzun vadede güvenilemeyecek, sonuç odaklı olmayan bir lüks parçaya dönüştürüyor. Yirmi yedi yaşında, oyunun fiziksel yönüne asla adapte olamamış ve zihinsel olarak bir türlü olgunlaşmamış bu profilin ilerisi için bir zıplama yapması, mevcut verilerin sunduğu acımasız tabloda bir ihtimal değil.